Takip Et : Bugün : 31 Ağustos 2014 06:15
Ana Sayfam Yap Favorilerime Ekle Hakkımızda Üye İşlemleri İletişim Sitene Ekle Site Haritası RSS
Geniz akıntısı ve bitkisel destek
Geniz akıntısı burun ve sinüslerden boğaza doğru olan akıntıdır. Boğazda mukus birikmesi hissidir.

GENİZ AKINTISI

 

Geniz akıntısı burun ve sinüslerden boğaza doğru olan akıntıdır. Boğazda mukus birikmesi hissidir. Özellikle yatınca öksürük rahatsız edici bir hal alır. Mukus burun ve sinüs içindeki epitel tabakasının ürettiği bir salgıdır. Normalde renksizdir. Alerjide yapışkan, enfeksiyonda kıvamlı ve sarı – yeşil renk alır. Geniz akıntısı sinüslerin artmış mukus yapımından meydana gelir. Erişkinlerde en çok nezle, soğuk algınlığı, alerjik rinit, vazomotor rinit ve çevresel irritan faktörlere maruz kalmaktan kaynalanır (sigara, endüstriyel kimyasallar). Bunların yanında bazı anatomik engeller de geniz akıntısına neden olabilir. Bunlar arasında ;

-                    burunda polip

-                    septum deviasyonu (burunda kemik eğriliği)

-                    geniz eti

-                    yabancı cisim ve

-                    gömülü diş sayılabilir.

 

Reflü hastalığı, doğum kontrol hapları ve bazı burun spreyleri de geniz akıntısını artırabilir. Geniz akıntısındaki mukusun kıvamı ince ise en sık nedenler ;

-                    üst solunum yolu enfeksiyonu

-                    viral rinit (virüs kaynaklı burun iltihabı)

-                    alerjik rinit

-                    parlak ışık

-                    bazı tansiyon ilaçları

-                    gebelik ve

-                    doğum kontrol ilaçlarıdır.

 

Kalın kıvamda olan geniz akıntınsın nedenleri ise;

-                    nem oranının azaldığı hava şartları

-                    sinüzitler

-                    yabancı cisimler

-                    bazı besinler ve

-                    allerjenlerdir.

 

Hastaya sorulması gereken sorularla şu bulgular aranır:

-                    öksürük

-                    yüz ve baş ağrısı

-                    boğaz ağrısı

-                    ses kısıklığı

-                    burun tıkanıklığı

-                    boğazda yabancı cisim hissi

-                    göğüste ve boğazda  yanma

 

Tedavisi altta yatan nedene göre yapılır.

 

Geniz akıntısı nedir?

Geniz akıntısı, "boğazda mukus birikmesi" veya "mukusun, burun arkasından damlama hissi" şeklinde tarif edilir. Mukus, burun salgısına verilen isimdir. Mukus, burun içini ıslak, kaygan tutar, temizler; solunan havayı nemlendirir ve içerisindeki yabancı maddeleri tutar, mikroplarla savaşır. Mukus üretimi ve temizliği, sinir, kan damarları, salgı bezleri, kaslar, hormonlar ve silialar ile karışık bir biçimde düzenlenir. "Geniz akıntısı hissi", aşırı miktarda ve kalın mukus veya boğaz kaslarındaki bozukluklar veyahut da yutma bozukluklarından kaynaklanabilir.
Burun ve sinüsler, günde yaklaşık bir ile iki litre arasında ince mukus oluştururlar. Mukus, burun ve sinüsü döşeyen hücrelerin yüzeyinde bulunan, gözle görülemeyen "silia" diye isimlendirilen süpürge gibi uzantılarla sürekli geriye doğru süpürülür. Mukus, kayar biçimde genize, oradan da aşağıya yemek borusuna gönderilir ve farkına varılmadan yutulur. Normal şartlarda, burun önden akmaz. Salgının çok olduğu veya bu salgının arkaya yönlendirilemediği durumlarda burundan akıntı olur.

Anormal salgılar:

Artmış, ince, temiz salgı: Basit soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarında, alerjide, soğuk havada, parlak ışıkta, belirli yiyecek ve baharatlarda, hamilelik ve hormon değişikliklerinde, değişik ilaçlar kullanıldığında (doğum kontrol hapları, bazı yüksek tansiyon hapları gibi) ve yapısal bozukluklarda (burun eğriliği gibi) görülebilir.

Vazomotor rinit: Burun, tıkalı, şiş ve ıslak hissedilir. Burada burun, değişikliklere karşı aşırı hassastır fakat alerjik değildir.

Artmış, kalın salgı: Çoğunlukla, kışın soğuk havalarda, nemsiz, sıcak ev ve binalarda yaşayan kişilerde görülür. Sinüs ve burun enfeksiyonları ile özellikle bazı süt ürünlerinden gelişen alerji durumlarında da ortaya çıkar. Şayet bir burun akıntısı, koyulaşıp, sarı, yeşil renk almaya başlarsa, bakteriyel sinüs enfeksiyonu gelişmesi muhtemeldir. Çocuklarda, bu durumda, burunda yabancı cisim (fasülye, yuvarlanmış kağıt, oyuncak parçası gibi) olmasından da şüphe edilir.

Azalan salgı: Aşağıdaki durumların herhangi birinde olabilir:

*Sigara dumanı, endüstriyel kirlilikler, otomobil egzozu gibi çevresel uyarıcılar, burun salgısını azaltır. Salgı azaldığında, normalden daha fazla koyulaşır ve aldatıcı olarak artmış mukus gibi hissedilebilir.

*Burun havaakımının düzgün olmasını engelleyen burun eğrilikleri de salgının azalması veya çoğalmasına sebep olabilirler.

*Yaş arttıkça, burun salgısı azalıp, koyulaşır. Bu, geniz akıntısı gibi hissedilebilir.

*Burunu döşeyen dokunun bazı ender görülen hastalıklarında da mukus üretimi veya akımı etkilenebilir.

Yutma bozuklukları: Yutma işlemi, sıvı ve katı gıdaların, ağızdan yemek borusuna kadar gitmesini sağlayan karışık bir işlemdir. Ağız, boğaz ve yemek borusundaki kasların, birbirleri ile düzenli ilişkileri gerekir. Yutmada problem olması, sıvı ve katı gıdaların boğazda birikmesine yol açabilir. Buradan, nefes borusuna ve ses tellerinin bulunduğu bölgeye kaçarak, seste boğukluk, boğaz temizleme ve öksürüğe yol açabilir.

Yutma problemlerine birçok faktör eşlik edebilir:

*Yaş: Yaş ilerledikçe, yutma kaslarının gücü ve aralarındaki koordinasyon azalır. Bundan dolayı, tükürük bile mideye düzgün bir şekilde ulaşamayabilir.

*Uyku: Uyku esnasında yutkunma çok azalır ve tükürük birilebilir. Uyandığımızda öksürme ve boğazımızı temizleme ihtiyacı olur.

*Stres ve gerginlik: Her yaşta, stres ve gerginlik, boğaz kaslarını da etkileyerek, bir kitlenin boğazda düğümlenmiş hissini verebilir. Sık sık boğaz temizlemek, mukus azlığından da dolayı, boğazın hassasiyetini artırır.

*Yemek pasajında kitle ve şişlikler: Sıvı ve katı gıdaların geçişini yavaşlatabilir veya önleyebilirler.

*Gastroözefajeal reflü: Midedeki asitli muhtevanın, yemek borusu ve boğaza kaçmasına verilen isimdir. Göğüste yanma, hazımsızlık, boğaz ağrısı, sık görülen şikayetlerdir ve özellikle yemekten sonra sırtüstü yatınca artarlar. Mide ile yemek borusunun birleştiği yerin bir kısmının, diyaframın yukarısına kayması da, aynı şikayetlere yol açar.

Kronik boğaz ağrısı: Geniz akıntısı, çoğunlukla boğaz ağrısı ve yanmasına yol açar. Boğaz kültüründe hastalık mikrobu üremez, fakat bademcik ve diğer salgı üreten dokularda şişlik oluşarak, boğazda rahatsızlık ve bir şey takılmış hissi oluşabilir. Geniz akıntısının başarılı tedavisi ile boğaz şikayetleri de çoğunlukla kendiliğinden düzelir.

Tedaviye başlamadan önce, teşhis de tam yapılmalıdır. Bunun için, tam bir kulak, burun, boğaz muayenesi ile gerekli laboratuar ve röntgen tetkiklerinin yapılması lâzımdır.

Tedavi

Bakteriyal enfeksiyonlar: Antibiyotikler ile tedavi edilirler, fakat bunlar, sadece geçici bir rahatlama sağlayabilirler. Kronik sinüzit varsa, ağızı kapanmış sinüslerin açılması ve akıntının sağlanması için operasyon yapılması gerekebilir.

Alerji: Mümkünse, alerji oluşturan maddeden uzak durulmalıdır. Antihistaminik, dekonjestan, kromolin sodyum, kortizon türü ilaç ve spreyler, alerji aşıları kullanılabilir. Mamafih, bazı antihistaminikler, akıntının koyulaşmasına ve kurumasına sebep olabilirler, dekonjestan (burun açıcı) ilaçlar, kan basıncını, kalp ve tiroid hastalıklarını arttırabilirler. Steroid spreyler, tıbbi kontrol altında yıllarca güvenle kullanılabilirler. Ağızdan alınan veya iğne şeklinde kullanılan kortizonlar da kısa süreli alındıklarında, nadiren kötü yan etkiye yol açarlar. Uzun süre kullanılacaklarsa, çok iyi tıbbi kontrol altında kullanılmalıdırlar.

Gastroözefajeal reflü: Yatarken başı, onbeş, yirmi santimetre yukarıda tutmakla; yatmadan hemen önce yemek yememekle, kafein ve alkolden uzak durmakla tedavi edilir. Mide asidini önleyici ilaçlar kullanılabilir. Röntgen çektirmeden ve diğer tetkikleri yaptırmadan, bir kere ilaç denenebilir.

Yapısal bozukluklar: Operasyon gerekebilir. Sinüslerin boşalmasını engelleyen ve kronik sinüzite yol açan burun eğriliği olabilir. Burun duvarındaki keskin bir çıkıntı, uyarıda bulunarak salgıyı arttırabilir. Burun duvarındaki bir delik, kabuklanmaya yol açabilir. Yapısı ve foksiyonu bozulmuş burun etleri ve/veya polipler, benzer problemlere yol açabilirler.

Bazen yapısal bir bozukluk mu yoksa diğer bir problem mi geniz akıntısına yol açıyor, tayin edilemeyebilir. İlaç tedavisi başarısız olursa, hasta, operasyonun denenip denenmemesine karar vermelidir.

Bazı kişilerde, geniz akıntısının sebebi bulunamaz. Düzeltilebilecek bir problem bulunamazsa, salgının daha sıvı olmasına ve böylece daha kolay akıp kaymasına çalışılır. Bu olay özellikle, çok sıvı almayan yaşlılarda geçerlidir. Bu kişiler, günde en az sekiz bardak su içmeli, kahve ve mümkünse idrar söktürücü ilaçlardan uzak durmalıdırlar.

Burun içinin iyice yıkanması, kalınlaşmış veya azalmış salgının ortadan kaldırılmasına yarayabilir. Bunun için özel hazırlanmış solüsyonlar kullanılmalıdır.

Geniz akıntısı için bitkisel tedavi
Geniz akıntısı tedavisi Ahmet Maranki
Geniz akıntısı nasıl iyileşir

Profesör Doktor Ahmet Maranki geniz akıntısı tedavisi için adaçayını öneriyor. Geniz akıntıları insanların bir süre sonra psikolojik olarak ruh sağlını etkileyen bir hastalıktır. Rahatsız edicidir. Geniz akıntılarının tedavisinde bitkisel çözümler uygulayabilmeniz için, bitkisel formülleri bilmeniz gerekiyor. Profesör Doktor Ahmet Maranki geniz akıntılarına bitkisel formül olarak adaçayı gargarası öneriyor.

Aynı zamanda Profesör Doktor İbrahim Saraçoğlu ve bir çok bitkiler konusunda uzman kişiler adaçayı gargarası ile geniz akıntılarından kurtulabileceğinizi söylüyor.

Geniz akıntısı için adaçayı gargarasının yapılışı; Bir yemek kaşığı adaçayının içerisine yaklaşık olarak bir yemek kaşında 5 gram bulunuyor. 5 gram adaçayının içerisine 120 ml değerinde klorsuz su koyun ve kısık ateşte kaynatmaya başlayınız. Kaynarken kaynattığız kabın kapağının kapalı olması önemlidir. 4 dakika kaynamasını bekleyin.

Bu işlemin ardından ocaktan adaçayını alın ve ılıması için bekletiniz. Ilıdıktan sonra süzme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Bu işlemin ardından her gün sabah kahvaltılarından sonra iki kez olmak üzere ağzımızda gargara şeklinde bu bitkisel formülü uyguluyoruz. Hazırlanan adaçayı gargarasını buzdolabında saklayarak daha fazla kullanabilirsiniz. 2 günden fazla yaptığınız adaçayı gargarasını kullanmayınız. 2 gün bitiminde tekrar baştan yapınız.

Uyarı : Erkekler adaçayı bitkisini çok fazla kullanmamalı. Kullanmayı alışkanlık haline getirmemeli.


( uzunhayat.net ) ( cankoc.com ) ( forumdas.net )

Paylaşım :
Mail Yazdır Yorum Yaz 0 Yorum
22-04-2011 17:19 - 37563 Okunma

Yazarlar

Herbalist ( Bitki Uzmanı ) Hicret Günhan
Sağlıksız beslenme sağlıksız yaşam demek
Durmuş Çelikli ( ZIT KÖŞE )
Alış veriş yaparken DİKKAT!

Ençok Okunanlar

Alıntı Yazarlar

Prof. Dr. Erdem Yeşilada
Sağlığın korunmasında besin desteği gerekli midir?
Prof. Dr. Coşkun Tecimer
Kanda trombosit azalması ciddi hastalık nedeni
DR. Alp Sirman
Guatr riski taşıyor musunuz?
Herbalist Suna Dumankaya
Güzellik ve cilt bakımı için tarifleri
Prof. Dr. Erkan Topuz
Meme kanseri riskini doğru beslenerek azaltın
Prof. Dr. Ahmet Maranki
Öksürük için pratik bitkisel çözümler
Prf. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Hamile kalmak-yumurta sayısını artırmak için ?
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu
Zevk veren şeyler neden yasaklanır
Esra Tüzün
Kalplere -80 derecede şifa
Doç . Dr . Akın YÜCE Hematoloji Uzmanı
Estetikte Son Trendler
Doç Dr. Teoman Kadıoğlu
Spermin bitmesi söz konusu değil
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez
Kahvaltının Yararları

Ençok Yorumlananlar